Genel
Yelken Açıp Motorla Gitmek Zorunda Kalmanın Yarattığı O Sessiz Vicdan Azabı
28 Ekim 2026 · 5 dk okuma
Marina rıhtımından çıkılırken liman çıkışında o klasik tören gerçekleşir: Motor kapatılır, ana yelken büyük bir ihtişamla fora edilir, flok serenine bindirilir ve motorun o tekdüze patırtısı kesilerek yerini rüzgârın kanatlardaki o muazzam uğultusuna bırakır. Kaptan dümeni eline alır, yüzüne çarpan tuzlu esintiyi hisseder ve dümendeki o huzurlu seyir başlar. Lakin Ege ve Akdeniz coğrafyasının kendine has bir huyu vardır; öğleden sonra kuzeye doğru çıkıyorsanız tam burnunuzun ucundan inatçı bir orsa (karşı rüzgâr) patlar.
Hedeflenen koya daha saatler vardır, güneş batmak üzeridir ve yelkenler artık sadece rüzgârsızlıktan boş boş sallanarak tekneyi sağa sola yatırmaktadır. Çaresiz kalınır; ana yelken basılı olduğu halde o nefret edilen starter anahtarı çevrilir, dizel motor çalıştırılır ve yelkenli tekneniz adeta motorlu bir kayık gibi oraya doğru ilerlemeye başlar.
Denizcilik dünyasında bu an, yelken tutkunlarının ruhunda derin yaralar açan o sessiz vicdan azabı anıdır. Piyasada lafın gelişi değil, o ana yelken açıkken çalışan motorun yarattığı o gizli utanç konuşulur. Sahanın tozunu yutmuş emektar kaptanların gözünden, bu motorla seyir çilesini ve denizci gururunun kırılma anlarını masaya yatıralım.
1. Yelkenli Sahibinin Gizli Utancı: “Motorcu” Damgası Yer Korkusu
Yelkenli bir tekneye sahip olmak, rüzgârın gücüyle hareket etmenin o aristokratik felsefesini taşımaktır. Kıyıdan veya diğer teknelerden bakan bir gözün, sizin teknenizin kıçında dönen pervaneyi ve açık ana yelkeni aynı anda görmesi, bir yelkenli kaptanı için en büyük entelektüel mağlubiyettir.
Saha Gerçekleri ve Telsiz Söylentileri
Açık denizde rüzgâr kesildiğinde “Abi madem rüzgâr yok, motoru açıp basalım, akşama koya yetişelim” demek kolaydır; ama o yelkenler yukarıda asılı dururken motoru çalıştırmak, yelken seyrinin ruhuna ihanet gibi gelir.
- Saha Gerçekleri: Kaptan kendi kendine mazeretler üretmeye başlar: “Zaten akıntıye karşı gidiyoruz, rüzgâr açısı çok dar, mecburen motor desteği alıyoruz.” Oysa içten içe bilir ki, o an o yelkenler sadece birer rüzgârlık direk süsünden ibarettir. Denizcilikte motoryatçılara saygı duyulur ama yelkenliyle motor yapmak her zaman tatlı bir alay konusudur.
2. Rüzgâr Beklerken Kahve Köşelerinde Çürüyen Zaman
Rüzgârın tamamen kesildiği o sıcak yaz günlerinde, teknede saatlerce rüzgâr beklemek ayrı bir psikolojik savaştır. Yelkenler rüzgârsızlıktan şişmez, bom her dalga hareketinde sağa sola şiddetle vurarak (kamçılayarak) teknenin direğine ve iskotalarına yük bindirir.
Bom Vuruntusu ve Teknenin Hırpalanması
Rüzgâr yokken denizde süzülmek romantik görünür ama dalgaların arasında rüzgârsız kalan yelkenlerin o sürekli “pat-pat” diye vurması, teknenin omurgasını ve mürettebatın sinir sistemini kevgire çevirir.
- Gözlem: Kaptan ya o kamçılamaya dayanamayıp ana yelkeni indirerek tamamen motora geçmek zorunda kalır ya da saatlerce sıfır knot hızla o denizin ortasında salınır. Zaman akar gider, akşam planı şaşar ve vicdan azabı ile dizel yakıt tüketimi kol kola yürümeye başlar.
3. Yakıt Deposunun Gizli Tükenişi ve Yanıltıcı Menzil Hesapları
“Nasıl olsa motorla gidiyoruz, depomuz tam” rahatlığı, uzun uzun motor seyri yapıldığında acı bir sürprizle sonlanır. Yelkenli teknelerin motor yakıt tankları genellikle motoryatlar kadar büyük değildir.
Marina Yakıt İskelesi Trajedisi
Gün boyunca rüzgârsızlık yüzünden motorla gitmek zorunda kalan kaptan, koya vardığında yakıt göstergesinin kırmızı çizgide olduğunu görür.
- Teknik Boyut: Yelkenli motoru, düşük devirde ekonomik yaktığı zannedilerek sürekli çalıştırılır; ancak dalgalara karşı verilen o saatlerce motor seyri, mazot maliyetini koya varış keyfinin önüne geçirir. Denizde rüzgârı beklemek masrafsızdır ama rüzgârsızlıkta mazot yakmak cüzdanı doğrudan deler.
Motorla Seyir Zorunluluğunda Psikolojik Rahatlama Yolları
- Suçluluk Duymayın: Ege ve Akdeniz’in yaz aylarındaki o termal sakinliklerinde (özellikle öğle saatlerinde) motor açmak bir zayıflık değil, zamana uymanın pratik yoludur.
- Yelkenleri İndirin: Eğer rüzgâr tamamen bittiyse ve uzun süre motorla gidecekseniz, yelkenleri havada salıp yıpratmak yerine güvenli bir şekilde sarın veya indirin; hem teknenin dengesi artar hem de dışarıdan “motorcu” gibi görünmezsiniz.
- Motor Seyrini Fırsata Çevirin: Motor çalışırken akü bankasını tam şarj etmek, su yapıcıyı (watermaker) çalıştırmak veya sintine bakımını aradan çıkarmak için bu zamanı verimli kullanın.